<wsa title/>
09/05 09:44AM
zaferle dönmek değil, mücadele ile ölmekte yeterdi
(0) yorumlar,   (0) geri izlemeler

 

      Dahili anons stad içinden yankılanıyor: “Maçın başlama düdüğü çalana kadar ıslık dahil lütfen hiçbir tezahürat yapmayalım. Maçın ilk düdüğünden itibaren de son ana kadar hiç susmadan takımımıza destek olalım. Maç başlayana kadar olan bu sessizlikle rakibi ilk andan şaşkına çevirelim.”  Seyirci olmaktan uzun zaman önce sıkılan, yorulan, yıpranan, anlamsızlığını keşfeden ve taraftar olma yolunda bir hayli dere tepe aşan, bilinçle büyüyen, gün gördüm, günler gördüm diyenler bu nasihate uymadılar, duymadılar, duramadılar, duramazlardı artık. Yüz yıldır varılmak istenen bir vahanın yakınlarına erişmiş olmanın morali ile bitmiş, tükenmişte olsalardı, ilk adımlarını atan bir çocuk gibi yenilenmişlerdi. Bırakın rakibin (eskilerin deyimi ile) topçularını, malzemecisi çıkış tünelinden kafasını sahaya uzattığında ıslığa boğuluyorlardı. Tribünler için çok şey daha söylenebilirdi; arzulu, tutkulu, heyecanlı, kıpır kıpır, keyifli, mutlu ama en çok da huzurluydular. İnsan yapısına has doyumsuzluklarını aşmıştı, takımlarının bu yıl ki başarıları....

GERİ İZLEME URL'si: http://www.blogsever.com/trackback/2008